Loading

                                                                                                                                                                 

İşyerlerinin de Sabatörleri Var Mıdır?                                                                                           

Bireysel koçluk çalışmalarında sıklıkla kişilerin potansiyellerini aşağıya çeken iç sesler ve  negatif inanışlar üzerinde çalışırız. Bunlara “negatif çekirdek inançlar” ya da “sabatör sesler” ya da “parazit sesler” denebiliyor. Kişilerin hayatlarında bir değişim tetiklendiğinde ya da konfor alanından çıktıklarında bu sesler üşüşüverirler, amaçları mevcut düzeni korumaktır. 

- Sakın yapma, böyle iyi, kurulu düzeni bozma.

- Yetersizsin, başaramazsın, hiç kalkışma bile.

- Bu mükemmel olmadı, kimse beğenmeyecek.

En çok rastlanan sabatör seslerden birkaçını ben sizler için seslendirmiş oldum. Bunlar aslında bir zamanlar bizim iyiliğimiz için serpiştirilmiş, bizi koruma niyetiyle genellikle de birincil bakım verenler tarafından ekilmiş öğretilerdir. Ancak kendi hayat tecrübemizi edindikçe, yetişkin benliğimizi kavuştuğumuzda bu sesler artık bize hizmet etmemeye başlar, hayatımızı sabote ederler, endişe ve korkulara neden olurlar. Bu sesler devrede olduğunda kişinin potansiyeli ciddi ölçüde aşağı düşer, aslında potansiyeli dahilinde olan başarabileceği şeyleri bile başaramaz olur. O nedenle bu seslerin, inanışların saptanması ve onlarla başetme yöntemleri geliştirilmesi önemlidir,  çok da güzel sonuçlar verir.
 

Gelelim kurumsal düzleme. Kurumlar da aslında yaşayan birer organizma, yaşayan sistemlerdir aslında. Bir başlangıç noktaları, gelişim  dönemleri, büyüme/küçülme dönemleri, sancıları, başarıları vardır. Bu   kollektif bilinç içerisinde hikayeler, myth’ler de vardır. Aynı zamanda  kurumların da sabatör inançları vardır. Şirketin uzun zamandır içindeyseniz bunlara karşı körelmiş olabilirsiniz ama dışarıdan yeni  başlayan insanlar bu sesleri duyabilirler:

 - Biz bunu denedik, hiç uğraşma, olmaz. 

 - Patronu ikna etmek çok zor, vazgeç.

 - Bu şirkette hiçbirşeye bütçe bulamazsın.

 - Buna asla onay alamazsın, deneme bile. 

 - Kaynaklar hep diğer ekiplere veriliyor, bizi önemseyen yok. 

Tanıdık geldi mi? Öğrenilmiş çaresizlik de diyebileceğimiz bu sesler çalışanları baltalar, atabileceği adımlardan alıkoyar, sisteme korku salar. Kurumun içinde yaşayan hayaletler gibidir, kimse görmez ancak varlıkları ve doğrulukları herkesçe kabul edilir. Peki bu sesleri dinleyen bir kurumun ödeyeceği bedel nedir? Tabii ki hiçbir zaman maksimum potansiyeline çıkamamak olur. 

Sadece bireysel seviyede değil, kurumsal seviyede de negative ve kalıplaşmış çekirdek inançlara, korku salan parazit seslere, tüm sistemi sabote eden seslere kulak vermek, onları belirlemek ve görünür kılmak önemli bir çalışma. Çok basit bir prensip var, göremediğiniz şeyle başedemezsiniz. Dolayısı ile ilk adım bu sesleri görünür kılarak farkındalık arttırmak ve tabii ki bu seslerle başetme metodları geliştirmek. Bizden söylemesi. Bu alanda sizlere sunabileceğimiz çalışmalarımız için bize ulaşabilirsiniz. 

20.02.2023

Lemis Tuna GÜLGÜN

5,0 Puan
1 kişi puan verdi

Bu yazıya daha önce hiç puan verilmedi. İlk Puanı siz verin!

15.01.2023 Lumos Eğitim & Dönüşüm

Yorum Yapın

İsim Soyisim *
Firma Adı
Yorumunuz *
Güvenlik Kodu *
Güvenlik Kodu
Bir arama yapın...